DOLAR

18,8301$% 0.01

EURO

20,1215% -0.45

STERLİN

22,5589£% -0.4

GRAM ALTIN

1.131,44%0,02

ÇEYREK ALTIN

1.879,00%-0,37

BİTCOİN

433439฿%0.80679

Akşam Vakti a 18:32
Karaman HAFİF KAR YAĞIŞLI -3°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Nevdet Ortauğurlu

Nevdet Ortauğurlu

07 Eylül 2022 Çarşamba

“Az bilmek İçin Çok Okumak Gereklidir”

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Biz okumadan her şeyi biliyoruz. Eğer  okumadan her şeyi biliyorsak,hiçbir şey bilmiyoruz demektir.

Karaman okurlarının pek tanımadığı,ancak  ekmeğini yazarak okuyarak kazanan Karamanda yaşayan hemşehirlerimizin tanıdığı ekmeğini gurbette yazarak çizerek geçiren Yazar ,Düşünür Şair ve Ressam,Yayıncı  Durmuş Ali GÜLTEKİNİ  İstanbul Kartal kitap fuarında tesadüfen tanıdım iyi ki de tanımışım,kendisine karşı mahcup oldum ,bu kadar aydın memleket sevdalısı olan hemşehrim ile nasıl tanışmadım ,yayınlanmış olan kitaplarını imzalarken bir yandan da Garaman ile ilgili sohbete daldık.

1963 Taşkent doğumlu ancak ilköğretimini Karamanda tamamlamış ve kendisini karamanın bir parçası olarak gören yazarımız. Yazarlık hayatına küçük yaşlarda şiir yazarak başlamıştır. Daha sonra roman ,inceleme -araştırma,denemeler yazmak ve resim yapmaktadır.

Yazılarında,Şiirlerinde toplumsal konulara değinmekte Anadolu insanının geri kalmışlığını, sahipsizliğinden ,eğitimsizliğinden  bahseder ve çözüm yolları arar .

Yazarımız insanın öncelikle kendisine ben kimim sorusunu sorması gerektiğini dünyanın en zor işi olan düşünmeyi öğrenmesi gerektiği düşünen insanın asla yıkılamıyacağından bahseder sistemle hiç barışamadığını ancak vatanını,milletini bayrağını sevmekten asla vazgeçmediğini anlatır okuyun,okuyun yine okuyun ve düşünün bu sizi asla pişman etmez demektedir.

Karaman sevdalısı yazarımız karamanın kapalı bir toplum olmaktan kurtulması gerektiğini kabuğundan sıyrılması gerektiğini düşünmektedir.

Kapalı Toplumu Bekleyen Son

İnsanlar   Dünya ya kapalı ve iletişimin olmadığı toplumlarda bütün dünyanın kendi bulundukları topraklardan ve kendi fikirlerinin veya yaşadığı toplumda kabul görmüş  gelenek ve göreneklerinden  ibaret  olduğunu zanneder.

İnternetin olmadığı ,Radyo ve Televizyonun bulunmadığı eğitimin yeterince verilmediği yıllarda , bütün evrenin kendimizin yaşadığı bölge olduğunu ve dünyanın kendi etrafımızda döndüğünü hayal ederiz.

Gelişmemiş toplumlarda, halklar hurafelerle, masallarla, hikayelerle büyüklerimiz veya kendini lider konumuna sokmuş kişiler tarafında bizlere empoze edilmiş fikirlerle yaşamlarımızı tamamlamak zorunda kalıyoruz.

Demokrasinin olmadığı,çok sesliliğin yerleşik olmadığı, tek bir kanaldan verilen söylemler , düşünmenin korku üzerine yapılmış bir düzen ve insanı korku kadar korkutan birşey yoktur, bu toplulukları istediğiniz yöne çevirir ,istediğinizi yaptırırsınız.

Liderler hep kapalı toplum yaratmaya çalışırlar ; başlangıçta sosyal, demokrat olmalarına karşınzamanla yalnızlaşırlar ve çerresine karşı güvensizlikleri artar paranoyaları derinleşir ama bunun farkına varmazlar ve kendilerinin insanların mutluluğu için en ideal kişi olduğuna inanırlar,halkına karşı söylediği yalanlara bir süre sonra kendileride inanmaya başlarlar,bir bakmışız demokratik yolla gelmiş olan bir kişi artık demokrasinin adının geçmeyeceği bir toplum yaratmıştır ve toplumda bu durumu kanıksamıştır.

O zaman ne yapmak gerekir buda bilge insanlara düşüyor .”MONTAIGNE” 1571 yılında yazdığı denemelerinde der ki !

  • Az bilmek için ,çok okumak gereklidir
  • Bilgeliğe sahip olmak yetmez ondan istifade etmek gerekir.
  • Eğer kendine bir faydası yoksa ,bilge kişi hiçbirşey bilmiyordur.
  • Sadece sözde filozofluk taslayıp eyleme gelince korkan insanlardan medet umma.

Demek ki bilge insanlar  halkın kapalı toplum haline izin vermemeleri gerekir yoksa sonumuz belirsizliğe bürünür.

Gurbette yaşayan nice değerlerimiz var, ancak hemşehirleri tarafından pek bilinmiyor değer verilmiyor.

 

Devamını Oku

Yeşildere TOKİ’de Sona Doğru

Yeşildere TOKİ’de Sona Doğru
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Gün geçmiyor ki insanların sulama suyu ile ilgili mağduriyetleri artmasın büyük uğraşlar, çabalar sonucu nihayet ibrala barajı su tutularak çiftçilerin yüzü güldü derken;

Sorumlusunun tam olarak bilmediğimiz ibrala barajının su kullanımının ne zaman sona erip ermeyeceği 14 temmuzda çiftçinin gülen yüzü patlıcana döndü ve baraj suları birden kesildi,
bahar ayında ekilen sebzeler, ağaçlar kurumaya başladı .

Yeşildere Mah. Toki konutları özenle ekilen sebzeler dikilen meyve ağaçları kurumak üzere baraj sularının kesilmesinden dolayı bu sulanamayan ürünlerden dolayı muhtarlık her haneye fiks 750 lira su fatura kesmiştir buda ayrıca bir adaletsizliktir.

Ağaçların kurumaması için insanlar musluk suyu kullanmaya yeşili korumaya başlayınca su faturaları ayrıca fahiş alarak gelmeye başladı sonuçta insanlar çaresiz kaldı, kimse bu sorunu çözmek için uğraşmıyor.

Toki evlerinde yaşayan insanlar yıllarca gurbet elde etikleri birikimlerini Ege, Akdeniz kıyılarında yazlık alarak değil memleketlerinde huzurlu bir hayat sürmek için buralarda değerlendirmişlerdir, köylerin boşaldığı günümüzde insanları memleketlerine karşı soğutmadan bir çözüm bulunmalı, ayrıca çevre düzenlemesi, başıboş köpekler, bir türlü faaliyete geçmeyen okul ve ticaret merkezi açılmaması, ulaşımın olmaması, çocukların oynayacağı alanların bakımsız olması sahip çıkılmaması yüzünden insanlar buralarda kalma süresini kısaltıyor veya evlerini satma yoluna gidiyor.

Baraj: Genelde dağların vadilerin birbirilerine yaklaştığı uygun yerlere nehir sularını önünü keserek arkasında göl oluşturmak amacıyla oluşturulan yapılardır.

Barajlar Hidroelektirik enerjisi, taşkınları önlemek, sanayi sektörü için düzenli su temini, ulaşım ve balıkçılık amaçlı kullanılması, kentlerin su ihtiyacını karşılamak için, tarım faaliyetlerinde sulama ihtiyacını gidermek için inşa edilir.

Barajların olumsuz etkileri de azımsanamayacak derecede çoktur ekolojik ve biyolojik dengeyi bozar tarihi ve kültürel yapılara zarar verir, insanları yerinden yurdundan eder, yabani hayatı yok eder, nehir ve ırmakların taşıdığı Alüviyonların yokluğundan tarım arazilerinin verimliliği azalmaktadır, yeryüzü şekillerini bile değiştirmektedir, su miktarının buharlaşma nedeniyle azalması v.b etkileri de mevcuttur.

Karaman Ayrancı yolunun 18.km bulunan Taşkale ve Yeşilderedeki derelerden beslenen İbrala barajı 1997 yılında temeli atılan ve 11.11.2011 yılında dönemin başbakanı tarafından açılışı yapılan, amacı sulama, taşkın ve içme suyu için inşa edilen kaya dolgu tipi olan göl hacmi 134 hm3 ve yüksekliği 58 m sulama alanı 13.000 hektar olan bir barajdır. Bu barajdan Sudurağı, Canhasan , Yeşildere Tarımköy Toki, Kayaönü yerleşim yerlerinin sulama amaçlı kullanımı ve barajın suyunun %36 ‘sının karamanın en az 50 yıl içme suyunu karşılayacak miktarda olduğu dönemin belediye başkanı lanse edilmişti.

Hizmete girmesinin üzerinden sekiz yıl geçti ve baraj hizmetini meydana gelen su kaçakları ve toprak kaymasından dolayı durdurmak zorunda kaldı nedeni resmi bir açıklama ile Karaman halkına ve barajdan yararlanan köylülere bilgi verilmedi.

İbrala barajı hizmete girdikten sonra çiftçiler çok sevindi tarlalarını büyüttüler kuru tarımdan sulu tarıma geçildiğinden dolayı çeşitli türlerde meyve ağaçları diktiler hatta şehirlerde yaşayanlar sulama problemi olmadığından köylerine bile geri dönmeye başladılar.

Normalde barajların ekonomik ömrünün 50 ile 75 yıl arasında olduğu ve bunların ömürlerinin ancak erozyonların önlenmesi ile uzayabileceği anlaşılmıştır.

İbrala barajına ne oldu da ekonomik ömrü 8 yıla indi bölgenin jeolojik yapısından mı ? kaynaklandı yoksa mühendislik ve müteahhitlik hatası mı?

  • Baraj ile ilgili Çiftçilere ve Karaman halkına bilgilendirme yapılacak mı?
  • Baraj suyu ile sulama yapılan meyve bahçelerinin durumu ne olacak ?
  • Baraj suyuna güvenerek yatırım yapan iş insanlarının durumu ne olacak?
  • Gelecek yıllar için arazi kiralamış olan üreticilerin sonu ne olacak?
  • Karamanın içme suyunun akıbeti ne olacak bununla ilgili ne gibi önlemler alındı?
  • Bir mühendislik ve müteahhitlik hatası var ise barajın kabulüne onay verenler ile ilgili Bir şey yapılacak mı?

Karaman Ne Diyor? Yazarı NEVDET ORTAUĞURLU

Devamını Oku

Doğaya Saygı

Doğaya Saygı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hangi maden ocağı olursa olsun hiç birinin çevreye ve insanlara zarar vermediğini, kimse iddia edemez az veya çok hepsi Ekosisteme tahribat yapmaktadır.

Hızla gelişen teknolojik ortam, insan ihtiyaçlarının hızla artması, insanoğlunun doyumsuzluğu ihtiyacı geometrik olarak artırmaktadır. Başka ülkemiz olmak üzere gelişmekte olan ülkeler alternatif yenilenebilir enerjiler yerine fosil kökenli enerji kaynaklarına Kömür, Mermer, Altın ocaklarına yönelmeleri/yönlendirilmeleri izah edilmesi gereken olaylardır.

Her türlü madenin üretim yapan ülkelere bakıldığı zaman 10.milyon km² yüzölçümü ve 64 en gelişmiş ülkelere sahip Avrupa kıtasın ’da hiç mi maden yok ve yüzyıllar önce açılmış olan dünyanın en büyük Taş kömürü rezervlerine sahip Almanya maden ocaklarını kapatmaya başladı asıl düşünmemiz gereken konuların başında bu gelmektedir. Avrupa ülkelerinin büyük şirketleri niçin üçüncü dünya ülkeleri ve gelişmekte olan ülkelerde her türlü maden ocakları açmakta yerli şirketler ile için ayrıca fabrikaları bu ülkelere yatırım yapmakta teşvikler vermektedir acaba neden?

Avrupa ülkeleri maden bölgesindeki bozulan flora dengesi ,maden bölgesinin yırtılmış, delinmiş bozulmuş görüntüsü ,maden işletmesi sonrası insanların kullanımına sunulması konusundaki zorluklar bölgedeki yeşil bitkilerin eski haline getirilmesi kısacası maden bölgelerindeki rehabilitasyonların zorluğundan ve kendi insanlarına verdikleri önem yüzünden sömürgeciliğin gelişmişliğin bir göstergesi olarak kendi ülkesinde meydana gelebilecek herhangi bir çevre felaketini olumsuzluğu önlemek amacıyla üçüncü dünya ülkelerine yönelmektedirler. Çünkü onlar açısından kendi ülkesinin güvenliği insanlarının huzur refahı sağlıklı olması önemli olan büyük hastaneler yapmak değil vatandaşları hastanelere muhtaç ettirmemek dikkat edilirse Avrupa ülkeleri yatırımlarını Afrika ,Asya ,Ortadoğu ve Güney Amerika ülkelerine yapmaktadırlar çünkü bu ülkeler diktatörlükle yönetilen, gelir seviyeleri düşük ,insan haklarının olmadığı. kendi vatandaşlarını bile sömüren doğaya ve insana değer vermeyen gelecekleri ile ilgili bir planları olmayan ülkelerdir.

Ülkemizde de son yıllarda olumsuz ÇED raporlarına ve vatandaşların doğamızı katledemezsiniz, bizleri yerimizden yurdumuzdan kavamazsınız, tarım olmaz ise bizleri açlığa mahkum edemezsiniz haykırışlarına karşın HES, yapılmakta Mermer ocakları özellikle Karamanın köylerinde Taşkale’de vahşi bir şekilde açılmakta ocakların molozları tarım arazilerine atılmakta tarım yapılamaz haline getirilmektedir, yollar bozulmakta bozulan yollarda kazalar meydana gelmekte ayrıca bu bozulan yollar devlet tarafından yapılmakta ve hazine büyük zararlara uğramaktadır. Taşkale köylülerinin o kadar isyanına karşın mermer ocak sahipleri ve kamu yetkililer bu durumun düzeltilmesi için harekete geçmemektedirler, bu ilgisizlikten dolayı tarım terk ediliyor zaten boşalmış olan köyler tamamen terk ediliyor.

Bu madenlerin çıkarılması ülke için elzem ise maden ocaklarının vahşice değil kurallara uygun, doğaya saygılı maden ocaklarının rezervi bittikten sonra doğa ile uyumlu bir şekilde kapatılması ağaçlandırılması gerekir. Bu maden ocaklarını devletin denetlemesi, bölge sivil toplum kuruluşlarının ve bölge halkının takipçi olması gerekir eğer gelecek nesillere güzel bir dünya bırakmak istiyorsak; kullanılmış olan maden ocaklarının hiç olmazsa Rehabilitasyon tabi tutulması , botanik parklar yapılması doğaya entegre edilmesi gerekmektedir. ancak istatistiklere göre şu an yüz maden ocağından sadece iki tanesi bu işleme tabi tutulmaktadır.

Bütün dünyada tüketimin hızlanarak körüklendiği bu kapitalist düzende özellikle geri kalmış ülkelerde daha çok maden ocakları açılıp güzelim dünyamızda açılmış olan irin dolu çıbanlar gittikçe büyüyecektir.

Sözün özü maden ocaklarının zararları.

  1. Arazinin Orijinal ve estetik yapısını
  2. Yeraltı ve yer üstü su dengesinin bozulması
  3. Tarım, orman ve rekreasyon alanlarının zarar görmesi
  4. Patlamaların Oluşturduğu gürültü kirliliği ve tetiklenen heyelanlar
  5. Toz sorunu, zehirli ağır metallerin oluşturduğu hava ve su kirliliği
  6. Kilometrelerce yol yapımı gerekir devlete zararı ve trafik sorunu
  7. Yaban hayatın yok olması

Bu dünya atalarımızdan bizlere gelecek nesillere aktarmamız için emanet bırakılmıştır; İhanet etmeyelim.

Karaman Ne Diyor Yazarı: Nevdet ORTAUĞURLU

Devamını Oku

Köy Muhtarı

Köy Muhtarı
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Köy tüzel kişiliğinin organları Köy derneği, ihtiyar meclisi ve muhtardır. bunlardan muhtar yürütme organıdır, ihtiyar meclisi ve köy derneği danışma ve karar organıdır.

  • Köy tüzel kişiliğinin başıdır köy muhtarı köyün yöneticisidir.
  • Mahkeme veya diğer resmi yerlerde köyü temsil eder.

Türkiye’deki Büyükşehirlerin sınırları içindeki köylerin statüsü 12 kasım 2012’de çıkarılan bir yasayla mahalleye dönüştürüldü. 16 binden fazla köy etkilendi 30 mart 2014 den itibaren yürürlüğe girdi

Muhtar köye ilişkin kararları 4 azasıyla birlikte alır muhtar köyün yol, köprü, çeşme vb. ortak allarını inşa ettirir, inşa olanların bakım ve onarımını yaptırır muhtar köyde yapılması gereken işler imece usulü ile gerçekleştirilir.

Bunun yanında merkeze bağlı köy muhtarlığı ve mahalle muhtarları arasında yetki ve yönetim açısından farklılıklar gösterir.

  • Köy muhtarı olmak öyle kolay bir iş değildir.

Köy muhtarı mahalle muhtarına göre görev ve sorumlulukları daha ağır ve çok fedakarlık isteyen bir kamu görevidir.

Bir köy muhtarı olabilmek için öncelikle birinci koşul; herkes zenginlik diyecek ama değil iyi bir köy sevdalısı olmanız gerekir, köyde yaşamanız gerekir, iyi bir idareci olmanız, sabırlı bıkmadan usanmadan önce dinlemeniz sonra konuşmanız gerekir, empati yapmanız gerekir, bunlar muhtarda olması gereken insani davranışlardır; birde köydeki rakiplerinle rekabet etmen gerekir öyle durumlar oluyor ki belki kardeşin, hanımın, baban rakibin olabilir.

Köy muhtarı birde o köyün ilk başta Anası, Babası, Meteoroloji mühendisi Doktoru, Hemşiresi, İnşaat mühendisi, Ziraat mühendisi, Elektirik mühendisi, Su tesisatçısı, Marangozu, İşçisi, Öğretmeni, İmamı, Turizm elçisi Psikoloğu, Jandarması olmak zorundadır.

Hele Taşkale gibi binlerce yıl geçmişi olan tarihi bir köyde muhtarsanız Evler harabeye dönmüş yıkılmış yol ve sokaklara girilemez olmuş, su ve elektirik tesisatları çürümüş, belediyelikten düşürüldükten sonra okullar kapatılmış, bütün gençleri köyü terk etmiş köyde sadece 60 yaşını geçmiş ana ve babalar kalmış ise birde sit alanı ilan edilip çivi bile çakamazsanız, köye üstüne üstlük birde kural tanımaz mermer maden ocakları başınıza musallat olmuş ise, en ufak bir arza olduğunda elinde malzeme ve insan gücü, teknik destek olmadığında arızaların giderilmesi ve hizmetin yapılmasında zorluklar çekersiniz vede tepkiler ile karşı karşıya kalırsınız. Ama buda işin doğasında var katlanmak zorundasınız.

Kamu ve özel farketmez bir tüzel tüzel kişiliğin daha iyi bir hizmet vermesi, veya iş yapması için bir ekibinin olması bir bütçesinin, ehli kişilerden oluşan organlarının olması gerekir.

Bence 12 Kasım 2012 yılında çıkarılan yasa tarihte yapılan yasalar arasında köylülere karşı köylerin boşaltılması ile ilgili en yanlış yasa 16 bin köyü etkilemiş ve kasabaların belediyelikleri düştüğünden köyler boşaltılmıştır.

Devamını Oku

Kamu Görevi

Kamu Görevi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son zamanlarda Karamanda en büyük değişiklik, açılım kamu görevlilerinin hizmet etme noktasındaki değişikliklerinde göze çarpmaktadır.

Gurbetten takip ettiğim kadarıyla başta Sayın Vali Tuncay AKKOYUN (kendisine karamana hoş geldiniz ve başarılar diliyorum) olmak üzere Sayın Yusuf ŞAHİNBAŞ, Mehmet BAYRAM kendi sorumluluk alanlarındaki konularda halk ile birebir temas halindeler sorunları memurlarından değil halkın gözlerine bakarak çözmeye çalışıyorlar ,işlerin masa başında değil sahada yürüyeceğini fark ederek her gün birkaç köye giderek halk ile görüşüyorlar kamu oyundan takdir topluyorlar.

Kamu hizmetinde bulunan kişilerin görev sürelerinde kamuoyundan gelen olumlu olumsuz tepkilere göre dikkat edilmeli.

Şirketler bile kamuoyu araştırması yaparak ona göre yatırım yapmaktadırlar.

Piyasa Araştırmaları (halkla ilişkiler) bir işletmenin,kurumun ya da örgütün bağlantı kurduğu ya da kurabileceği kimselerin anlayışı sempati ve desteğini elde etmek ve bunu devam ettirmek için yaptığı sürekli ve örgütlenmiş fonksiyonudur. Amaç firma yada kişinin toplumda olumlu bir algı kazanmasıdır.

Seneler önce 1980-1990 lı yıllarda İstanbul yollarına düştüğüm zamanlarda, yani Turgut ÖZAL LI yıllar o dönemlerde Türkiye batıya açılma çabaları devam ediyor Türkiye ye yeni yeni şirketler yatırım amaç ile geliyor, döviz işlemleri serbest dolaşıma girmiş,on iki Eylül yasalarından kurtulmaya çalışılıyor 3065 sayılı KDV kanunu yürürlüğe girmiş Türkiye de iş gücü düşük olduğu için yatırımlar hızlanmış ve buna paralel olarak KDV iadeleri nedeniyle hayali ihracatlar da artığı dönemlerdi…

Bunları niye anlattım bu gelişmelere paralel olarak yurt dışı firmaları ve hükümetler geleceğe dönük yatırımlar ve politikaları için halkın yönelimlerini ,düşüncelerini .değişen yasalara karşı reaksiyonlarını,şirketler ise yapacakları yatırımların geleceği ,halkın ihtiyaçlarının tespiti,yabancı sermayeye karşı düşüncelerini,ölçmek için o yıllarda daha yeni ülkemizde kurulan Piar şirketlerine araştırmalar yaptırmaktaydı…

Gurbete çıkmış mesleği olmayan lise mezunu birisi olarak ,”(genelde anket çalışmaları part time olarak üniversite öğrencileri tarafından yapılmaktaydı “) üç yıl boyunca anketörlük yaptım;ve gözlemlerim olmuştur.

Günümüzde artık ticari şirketlerin (yerli yabancı farketmez)yanı sıra devletler ,kamu kurumları tanınırlılığını, güvenirliliğini ölçmek için piyasa araştırmalarına önem vermekteler.

Üst düzey kamu görevlileri artık kamu hizmetlerinin bulunduğu makamlarındaki koltuğa bağlı olarak yapılamayacağını,akşama kadar sadece ziyaretçi kabul edilemiyeceğini, protokol programları hazırlamak ,kamu görevlilerinin özlük işlerine bakmak olmadığını, hizmet için sahaya inilmesi gerektiğini, halka bir dokunuşun,bir gülüşün ,bir göz temasının binlerce sayfa raporlara ,projelere bedel olduğunu biliyor .Amacı hizmet olan kamu görevlileri için geçerlidir.

Böyle çalışmalar insanların memleketleri ile ilgili yaptıkları hizmetlerin yeterli olup olmadığı, halk tarafından nasıl karşılandığı ve ileride yapacakları hizmetlerine yön vermesi açısından yararı olacağı ,ayrıca bu kişilerin motive olmaları açışından iyi hizmetler getireceği kanaatindeyim.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.